Adı Yasemin. Kendini hep hasta bilirdi. Her gün gelen bir hizmetçi ev işlerini ve onun hizmetini görürdü. Zayıf, uzun boyluydu ama mihrabı yeribdeydi. Orta yaşlardaydı. Hiç evlenmemiş, kısmeti kapalıymış.
Hizmetçiye seslenir: ?Kızım Haççenim Hatice Hanım ! ilacımı getirir misin? Bu sabah almayı unutmuşum.
Yasemin Hanım kendince artık ilaçlardan medet umulan günlere gelip, dayanmıştır. Ama umudunu hiç yitirmemiştir; iyileşecek gene o eski heyecannlı günlere dönecektir. Saçlarının erken ağardığına bakmayın. Ne kadarı ağarmış onukuaförü bile bilmez. Çünkü sık aralıklarla oyatırdı. Süsüne elvanına pek düşkündü.. ? Ben onun için giyinir, onun için soyunurum? derdi. Kimdi o şanslı acaba?
Haççe, ilaç arama bahanesiyle konsolun çekmecelerini çektiğinde bir fotoğraf görür. Merakla tekrar tekrar bakar. Resimdeki de ona, sanki dözlerinden kıvılcımlar saçan, tatlı ve güleç bir yüzle bakar. O bir futbolcudur.; sırtında kulübünün formasıyla. Çok ünlü bir futbolcu. Çok da yakışıklıdır. Bütün kızlar ona aşıktır.
Ona aşık olanlardan biri de Yasemin idi. Hala devam eden aşkı, yıllar önce futbolcunun şöhretinin zirvede olduğu günlere kadar uzanır.
?Abla! Burada bir gazete resmi var. Kalsın mı, atayım mı??
?Dokunma o resme, kapat o çekmeyi. Ne işin var oralarda.??
İri göğüslü, dolgun kalçalı Hççenim korkarak kapatırken, Yasemin?in içten gelen bir ah çektiği duyulur. Kız elinde ilaçla gelir. İlacını aldıktan sonra der ki Yasemin;
?Sana bir sır veeceğim. Hadi çayı demle, işini de bitir, gel otur karşıma.
Mutfağa giden Haççenim?in arkasından bet seiyle konuşur:
?Her gün çekerim bu çekmeceyi, selamlaşırız. Benim yatışımı, kalkışımı, soyunup, giyinişimi denetler. Hep gözü bendedir. Başka türlü olmaz ki...?
Sonra sesini yükselterek.:
?Çiçeklere su vermeyi unutma sakın.!?der Haççe?ye.
Pencereyi süsleyen sardunyaları kırmızı, pembe, beyaz çiçekleriyle mahalle insanının hayranlığını çeker. Yasemin çiçeklere karşı pek tutkuludur, birine karşı olduğu gibi... Haççe duysun diye yüksek sesle:
?İçinde çiçek sevgisi olmayanın çiçekleri de size sevgi duymaz.; büyümez, açmaz? der.
Koltukta içim geçmiş. Uyandığımda Haççe?yi karşımda buldum.
?Çayınız soğuyacak? dedi. Hani bana bir sırrınızı söyleyecektiniz?
Bhnh bir tek sen bileceksin. Söyleme kimseye, Hısım, akrabam, arkadaşım kim varsa hiç birine söylemedim. Sana söylüyorum işte:
?Onunla bir tatil köyüne gitmiştik. Orada bir hafta boyunca beraber olduk. Kendimi cennette sanmıştım. Mutluluğun en koyusuydu o. Onu çok seviyordum.. o gün bir daha yinelenmedi, biliyor musun? Bu nedenle onu anılarımla ve resmiyle bu çekmeceye kapattım. Başkasına yaretmem onu. Çay saalarında eğer yalnız isem, onu alırım karşıma, Şu koltuğa oturur. Hep ben konuşurum. O, derin din beni seyreder . Ona deli gibi aşığım. ?Aç mısın, diye sorarım. İstersen dışarı çıkıp bir yerlerde bir şeyler yeriz, içeriz.? Kabul etmezdi, çıkıp giderdi. Bu kadar acımaız oluşuna inanmak istemezdim. Kendime telkin ederdim. Başka çarem yoktu. Bazen yıllar önce ninemin öğrettiği duaları okurdum, yalan yanlış. Her şey kontrolum altında sanırken içimde bir korku belirmişti. Ama neden? Ndeni o idi. Belki de ben öyle sanıyordum. Beni anlamadığından korkuyordum. ? istersem geriye dönebilir miyim? Diye sordum kendime : Dönemez mişim. Başkaca kimsem yoktu hayatta bana destek olacak.?
?İşte herkesten sakladığım sırrım buydu. Bak şu koltuk onun. Hadi şimdi getir bakalım çayları. O?nunki biraz demli olsun. İstersen biraz konyak da ekle. O?nun konyağı sevdiğini o zaman anlamıştım. Biz içelim, o gelir. Gelmezse eğer Yalnız kalamayacağımız için gelmez.?
?Yani benim için mi??
?Artık orasını ben bilemem.?
Hççenim şaşkındır. Merak eder, zil çalmaz bir türlü.. Üşüdük kadın çayları tazelemesini söyler.
Onunkini de yeniden koy. O soğuk sevmez.?
Haççenim çekinerek der ki:
?Abla sen hayal görüyorsun gibi geliyor bana... Doktora gitmdin mi hiç?? Bu söz onu çok kızdırır.
Sen ne bilirsin aşkı, sevdayı. Kaç erkek sevdin ki ömründe? Kaç erkek seni sevdi. Senin için kendini ölüme atan oldu mu hiç... Bak benimkine.
?Ben yeşil sahalarda Yasemin için koşarım. Onun aşkıyla şut çekerim? demektedir; röportaj yapan gazeteciye.?
Yasemin kalkar bir CD alır ve TV ye takar. Bu bir futbol maçıdır.
?Bak işte orada görüyor musun? Maç bitince buraya gelecek.?
?Şu oyuncu mu??
?Evet, o.?
?Resmine hiç benzemiyor.?
?Onun yanında resmine benzemediğini sakın söyleme.?.
?Her maçta bütün hırsıyla top sürerken, yeşil sahalarda, Yasemin kendini düşündüğünü sanırdı.
|