Üniversitede okulu bitirmeme daha iki yıl varken değişik sömestrden arkadaşlarla bir Alanya gezisi düzenledik. Organizasyonu birkaç arkadaş üstlendi. Rezervasyonlar, otobüsle gidiş geliş,
oradaki etkinlikler vs...Onbeş günlük bir gezi olacaktı ve hem biraz sezon dışı olmasına ve de kalabalık blok rezervasyonlarımıza bağlı olarak hayli de ucuza geliyordu. Kızlı erkekli yaklaşık üç otobüsü doldurmuştuk. Kız arkadaşlarımızın sayısı çok fazla olmamakla beraber aralarında Saklıkent? e çıkıp kayak yapacaklar bile vardı. Çoğumuz görülecek yerleri gezmeyi tercih edecek gibiydik. Tabii gecelerin hareketli ve çılgınca olması hedefleniyordu. Hemen herkes otelde yüklü hesaplar ödememek için birkaç şişe sert içkisini valizine koymuştu. Ben de üç şişe bir litrelik viskiyi bir kenara koymuştum.
Yolculuk bayağı şamatalı başladı. Her mola yerinde bir curcuna oluyordu. Neredeyse yüz kişiden fazla bir grubun inip binmesi, ?Yaa falan nerede??, ?Tuvalette adam kalmasın...?
?Herkes yanındakini takip etsin...? gibisinden uyarmalar da cabası.
Neyse lâfı fazla uzatmayım, gece saat 22.30 gibi Alanya? daki otele vardık. Daha önceden memleketlerine giden Antalyalı ve Alanyalı arkadaşlarımız da bizi karşılamaya otele gelmişlerdi.
Herkes birden resepsiyona yığıldı. Bi başka curcuna da orada yaşanıyordu. İki yataklı,üç yataklı odalara dağılım esnasında bir hayli sorun yaşandı. Yeri belli olanlar eşyalarını alıp birer ikişer çıktıktan sonra geriye birkaç kişi kalmıştık ve korktuğumuz da başımıza geldi.
Resepsiyonda dikilmekte olan birkaç kişi açıkta kalmıştık. Topu topu dört kişiydik ve maalesef bizlere yer kalmamıştı. Arabası ile karşılamaya gelenler hemen yardım teklif ettiler.
Birisi iki arkadaşı evine götürmek üzere arabasına aldı. Semih?in akrabası da beni ve Semihi o saatte otel aramamıza gerek olmadığını söyleyerek evinde kalmamız için ikna etti. Valizlerimizi alıp arkadaşın arabasına yöneldik. Uzaktan kumanda ile kapıyı açtı ve valizlerimizi bagaja koyduktan sonra arabaya binmek üzere kapıyı açtığımda birden irkildim. Arka koltukta biraz irice bir köpek sessizce oturuyordu. Arkadaş ?Bir şey yapmaz? dedi. Ben yine de korka korka yanındaki boş yere iliştim. O saatten sonra bir yerlerden geçerek Semih? in akrabasının evine vardık. Ev belirttiği gibi fazla şatafatlı olmamakla beraber özel döşenmiş sayılırdı. Ne zaman çalışmaya başladığını anlayamadığım klima salonu nefes alır hale getirmişti bile...Duvarda büyük ekran bir panel televizyon ve hemen dibinde bir sürü cihaz hemen dikkat çekiyordu. Fazla koltuk olmaması ve genelde büyük yer minderleri de ilk göze çarpanlardandı. Hemen mutfağa koştum. Orada da üç kapılı büyük bir ankastre buzdolabı vardı. Kapısını açmadan su alınabilenlerden...Kana kana su içtim.
Hızla yerleşmeye ve bir şeyler atıştırdıktan sonra da uyumaya ihtiyacım vardı. Semih? in de tabii. İstanbul?daki gibi etrafta dürüm vs gibi şeyler yiyebileceğimiz yerler olduğundan şüpheliydim. Buzdolabında ne varsa onlarla bir şeyler hazırlayıp idare edecektik.
Semihin akrabası (adının sonradan Kemal olduğunu öğreneceğim) ?İsterseniz bir yerden bir şeyler yaptırıp alıp getireyim.? Dedi. Gerek olmadığını söyledik. Üç tane ton balığı açıp yanına bir de makarna yaptık. Bir de büyük rakı koyduk. Keyfimize diyecek yoktu. Yemek bittiğinde bayağı dumanlıydı kafalarımız. Semih akrabasına içkili araba kullanma sen de burada kal dedi ama o gitmekte ısrar etti. ?Fazla yer olmadığını göreceksiniz? derken hin hin de sırıtyordu.
Şevi şöyle bir dolaşınca sadece geniş iki kişilik bir yatak olduğunu gördüm. Salondaki yere serpiştirilmiş oturma minderleri haricinde sadece üç tane de tekli koltuk vardı. Pek uyumaya da elverişli değillerdi doğrusu. Kendi kendime ?Ne sakıncası var ki?..Beraber yatarız. Zaten oteldeki yer sorununu da yarın hallederiz herhalde...? diye düşündüm.
O gittikten sonra soyunup duş alalım diye karar verdik. Banyoya önce ben girdim ve tam da kurulanmadan şortumla kendimi yatağa atıp sızmam bir oldu. Daha sonra Semih? in de geldiğini hayal meyal farkettim diye hatırlıyorum. Gece bir ara uyanır gibioldum. Bir şey beni rahatsız ediyordu ama ne olduğunu anlayamamıştım. Sanki şortumun arka kısmı bir hayli aşağı çekilmiş ve soğuk bir el kıçımı okşuyordu. Elimi arkama götürdüm ve hakkaten okşamakta olan bir eli hissettim. Eli tutarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Ancak birden boğazım sıkılır gibi oldu. Ne olduğunu anlamak için elimi boğazıma götürdüğümde çepeçevre bir şeyin dolanmış olduğunu algıladım. İçerisi pek karanlık değildi ama yine de neler olduğunu anlamak için doğrulup lambayı açmayı denedim. Boynumdan yine sertçe çekildim. Elimle yoklayarak ne olduğunu anlamaya çalıştım. Boynumda bir tasma vardı...Resmen köpek tasması gibi bir tasma. Üstelik bir de zincir bağlıydı. Ucu da Semih? in elindeydi. Yatağın başucundaki abajuru yaktı. O zaman suratını görebildim. Kölesine hükmeden bir efendi gibiydi. O yatakta çırılçıplaktı. Ben uyurken tasmayı boğazıma geçirmiş ve minicik bir kilitle de kilitlemişti.Ne istediği konusunda ancak ayılabilmiştim. Beni istiyordu. Belki de bu senaryoyu sahneye koyan oydu. Hiç konuşmuyordu. Tasmadan çekmeye başladı. Köpeği ile çok az konuşan ama ona kısa komutlar veren sahibi gibi beni yakınına istediğini anlamıştım. İyice yaklaştım. Bacaklarını ayırıp zinciri çekmeye devam etti. Tasmadan tutarak başımı bacaklarının arasına soktu. Sikini emmemi, yalamamı ve ağzıma almamı istediği belliydi. Ancak ben bunu istemiyordum ki.
Kendimi geri çektim. O zaman diğer elindeki kısa deri kamçıyı sırtımda şaklattı. Canım inanılmayacak kadar yandı. Kısaca ?Şortunu çıkar? dedi. Çâresiz indirdim . Korkudan benim sikim çocuk pipisi kadar küçülmüştü. Abajur ışığında iyice komik görünüyordu herhalde.
Tasmadan çekerek yanına kadar getirdi beni. Sonra bir kadının klitorisi ile oynar gibi pipi halindeki sikimle oynamaya başladı. İçim gıcıklanıyordu. Boynumda tasmadan açık kalan yerleri hafifçe ısırmaya başladı. Arada bir emiyordu. Diğer eli ile bir pipimi okşuyor bir göğüslerimi sıkıştırıyordu.
Kadınsı zevkler duymaya mı başlamıştım ne ? O an bir kadın olup da doya doya sikişmeyi istediğimi düşündüm bir an için. Semih belki de hemen her erkeğin bilinçaltında olan kadınsı hislerimi açığa çıkartmaya çalışıyordu. Bunda da başarılı oluyordu. Kendimi bırakmıştım bile. Tasmadan tekrar çekerek başımı artık bayağı sertleşmiş olan sikine doğru çekti. Başına bir öpücük kondurdum. İnlemesini anlatamam. Eğilerek beni öpücüklere boğdu. Sanki kadını imişim gibi davranıyordu. Siki tekrar dudaklarımla buluştu. Tertemizdi. Banyodan az önce çıkmıştı ve özel de kokular sürmüştü. Ağzıma almaktan iğrendiğim için karşı koymuş değildim. Bu yolun dönüşü olmayan yola gittiğini bildiğim için istememiştim. Ama içimdeki kadınsı duygular artık şaha kalkmıştı. Bir kaçdakika ağzımda gidip geldikten sonra durdu ve beni domalttı. Tasmanın zincirini bırakmıştı ve artık benim de arzu dolu olduğumun farkındaydı. İlk erkeğim olacaktı. Artık arkama girme aşamasına geldiğini anlamam zor olmadı.
Eliyle kabalarımı iyice ayırdı. Diliyle tam göt kasımı yalamaya ve dillemeye başladı. İyice açıp dilini girebildiği kadar götüme sokmaya çalışıyordu. Sonra komodine uzandı ve bir kutu aldı. Özel krem veya vazelin. Ne olduğunu bilmiyorum. Daha sonra kas gevşetici özel bir krem olduğunu gördüm. O zaman hazırlıklı gelmiş olduğunu anlayabildim. O loş ışıkta bir genç kızın dudaklarına nemlendirici sürmesi gibi baş parmağı ile götüme sürdü. Sonra yine bir miktar alarak parmağı ile götümden içeri itti. O kadar kayıyor olmasına ve bir işaret parmağı olmasına rağmen canımın nasıl yandığını söylememe gerek yok. Ağzımdan bir feryat çıktı ve bu efendimin beni ikaz etmesi için tasmaya asılmasına yetti. Sesim çıkmayacaktı ve o ne derse, ne yaparsa itaat edecektim. Parmağı hızlı hızlı götüme girip çıkmaya başladı. Bu nasıl bir zevkti böyle ?..İnlemem hoşuna gitmişti. ?Asıl az sonra inleteceğim seni? demekle yetindi. Kalçalarıma kamçı ile hatırı sayılır sertlikte vuruyor ve bir yandan da butlarımı mıncıklıyordu.
Artık bir şeyler hissedemez duruma gelmiştim. Tasmadan çekerek başımı karyolanın baş tarafına yasladı ve arkama geçti. Sikini götümün ağzına dayadığını duyumsadım. Sonra birden kendini ileri iterken beni de belimden tutarak kendine çekti. Başımı koyduğum yastığı ısırmama rağmen ağzımdan bir feryat çıkıverdi. Sikinin bir kısmı içimdeydi. Ancak tamamı girmemişti herhalde. Biraz ileri geri hareket ettikten sonra bir hamle daha yaptı. Kasıklarının kıçıma yapıştığını hissettim. Sikinin hepsi içimdeydi. Benimki de yavaş yavaş büyümeye başlamıştı.
O kendini çekmeden içimde dairesel hareketler yapmaya çalışırken ben de sertleşiyordum.
İlk defa tattığım bu bambaşka zevkten mest olmuştum. Tercihi bu şekilde olanlara o an hak vermedim dersem yalan olur. Saatlerce içimde kalsa şikayet etmezdim. Tüm cesaretimi toplayıp, ?Beni aydınlıkta ve yüzyüze sikmeni istiyorum, seni seyretmeyi arzuluyorum? dedim.
Kendini yavaşça geri çekti ve kalkıp odanın lambasını yaktı. Yatağın iki başındaki abajurlar da yanınca oda bayağı aydınlandı. Salondaki büyük minderlerden ikisini alarak geldi ve yatağın ortasına koydu. Bir kadın gibi beni kaldırarak kalçalarımı minderlerin üzerine oturttu. Kalçalarım bayağı yükselmişti. Bacaklarımı dizden kırarak ellerimle tuttum ve iyice karnıma çektim.
Bu şekilde bir çok kadınla ilişkide bulunmuştum ve şimdi de ben bir kadın gibi sikilecektim. Sikini eliyle tutarak götümün ağzına yerleştirdi ve tüm gücüyle abandı. Hem onun ıslak olan siki hem de benim hem ıslak hem de gevşemiş olan kaslarım tekrar köküne kadar girmesine müsaade etti. Şimdi onu içimde daha net hissedebiliyordum. İçimden düşündüm. Acaba kadınlar bu sebeple mi bu pozisyonu tercih ediyorlar diye. Şimdi o dizlerimden tutuyor ve içimde yavaşça gidip geliyordu. Cidden inletiyordu beni. Dediğini yapıyordu. Sonra bacaklarımı omuzlarına koydu. Şimdi elleri serbestti ve benim skimi okşamaya başlamıştı. Kadınını düşünen bir erkek gibi beni boşaltacağını anladım. Bana otuzbir çekiyordu. Bütün içim kabardı. Boşalacağımı anladı ve sikimin derisini başına doğru toplayarak büzdü.
Menim sağa sola fışkırmadan ellerinin arasına doldu. Elini ağzına götürdü ve yalamaya başladı. Bu beni çıldırttı. Karşı koymuş olsaydım beni zorla da olsa sikeceğini biliyordum. Tasmayı da onun için geçirdiğini tahmin ediyorum. Yoksa kamçıya falan ne gerek vardı ki. Fanteziden öte ancak zorla yapmak için kullanılacak objeler...Ama şimdi ona tapıyordum. Menimi yedi...
Kendi menisini yiyen erkekler duymuştum. Ağzına boşaldığım kadınlardan bazılarını da öpmüştüm. Ancak siktiği erkeğin menisini ağzına atan bir erkek ancak o erkeği kadını kadar istemiş olmalı ki ve kadını gibi görüyor olmalı ki yapsın. Semih de hızlandı. Bacaklarımı ayak bileklerimden yakaladı ve daha da sertçe içimde gidip gelmeye başladı. Kasıkları ?şlap şlap? diye kıçıma vuruyordu. Bileklerimi acıtmaya başlamıştı. Zevkinin doruğundaydı ve bileklerimi çok sıkıyordu. Sesimi çıkartamıyordum. Ben öylesine boşalmıştım ama istediği gibi boşalmak onun hakkıydı. Artık o benim erkeğimdi. Kocamdı...Sarsıla sarsıla boşalmaya başladı. Bileklerimdeki baskı azaldı ve içimden çıktıktan sonra minderleri altımdan alıp kenara itti. Komodinden bir kağıt havlu alarak henüz inmemiş sikini sildi ve dizlerinin üzerinde bana doğru ilerledi. Artık ne istediğini anlayabiliyordum. Dölyolunda henüz daha spermleri olan sikini ağzıma alarak emmeye başladım. Kalan son damlacıkları da sıvazlıyarak ağzıma akıttım. Damağımda harika tadının zevkine vararak ve ağzımı şapırdatarak menisinin kalan damlacıklarını yedim. Tasmayı çekiştirerek beni kaldırdı ve beraberce banyoya girdik.
Bir kadın erkeğini yıkarken neler hissediyorsa herhalde aynısını hissettim. Her tarafını sabunladım su döktüm ve kuruladım ve daha sonra da kendim yıkandım. Giyinmeye kalkınca buna gerek olmadığını söyledi. Yan yana uzandık ve deliksiz bir uyku çektik.
Ertesi sabah uyandığımda Semih yanımda yoktu. Yine çırılçıplaktım ve tasma hala daha boynumdaydı. Salonla iç içe olan mutfak tarafına geçince Semih ile akrabası Kemal?in tezgahta karşılıklı oturduklarını gördüm. Kemal hazır bir şeyler getirmiş ama yemek için herhalde ya çayın demlenmesini ya da benim kalkmamı bekliyorlardı. Kemal bana şöyle bir baktı ve ?Gecen nasıldı?? diye sordu. Kendimi çok komik hissediyordum. Çırılçıplaktım ve boynumda kilidi olan bir tasma vardı. Muhtemelen de Kemal? in köpeğine ait olan özel tasmalardan biri...Veya da özel olarak bir sex shoptan alınmış özel bir tasma işte. Ancak Kemal benim halime pek de hayret eder görünmüyordu. Yanıma gelerek tasmanın zincirinden tuttu ve kulak mememi emmeye başladı. Kulağıma ?Merak etme seni ben de sikeceğim başkası da...Seni sikişmeye doyuracağız...?dedi. Şaşırdım. Semih? i erkeğim olarak benimsemiştim ve erkeğim beni başkaları ile paylaşmaz diye düşünüyordum. Ancak pek de öyle olmadığını anlayacaktım. Kemal? in aç gözlerle beni süzdüğünü farkettim. Semih ise oralı bile değildi. Beni erkeklerle yatıp kalkan ve kazandığı parayı erkeğine yediren bir orospu gibi mi görüyordu yoksa kadınını paylaşmaktan zevk mi alıyordu. Bilmiyorum. Ben yavaşça banyoya doğru yöneldim ve bir duş aldım. Üzerime alabileceğim bir bornoz bile yoktu. Ufacık havluya kurulanıp tezgaha geldim. Kemal tasmadan yakalayarak kendine çekti ve ?Mis gibi de kokuyorsun kaltak? dedi. ?İnsanın bakarken sikini kaldırıyorsun? diye ekledi. Elimi tutarak bacak arasına götürdü. Hakikaten sertleşmişti. Ne azgın şeylerdi bunlar. O andan sonra beni kimin siktiğinin önemi kalmamıştı. Kemal? i istiyordum. Her başka erkek başka zevk demekti. Ve ben bu her başka zevki tatmak istiyordum. Pantalonun üzerinden sikini tutup sıktım. İnleyiverdi. Semihle bakıştılar ve Semih sanki başı ile ?Devam ...?dercesine bir işaret yaptı.
Kemal bir yandan pipime bakıp kendisini gülmemek için zorluyordu. Halbuki onunla bir çok kadın tanışmıştı. Pantalonu ile beraber külotunu da indirdi. Siki dimdik fırlayıverdi. Göbeğine doğru başkaldırdı. Damarları çıkmıştı. Başı da mosmordu. Önünde diz çöktürerek ağzıma girdi.
Erkeklerin neden ağzıdan zevk aldığını iyi biliyordum. Sıcacık ve ıslak... Üstelik istenilen gibi büzülen dudakları sıktığında amdan daha zevkli bir organ...Sesimi çıkarmadan ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimle de okşuyordum. Üzerindeki gömleği de alelacele çıkardı. O da şimdi çırılçıplaktı. Üzerinde sabahlık olan Semih de fırlatıp atmıştı. Tekrar bir sevişme ve sikişme çılgınlığı içine girmek üzereydik. Beni alçak ve dar bir pufun üzerine yüzükoyun yatırdılar. Kemal karşıma geçti ve ağzıma girip çıkmaya başladı. Semih kremini alarak arkama geçti götümü akşam yaptığı gibi iyice kremledi. Sonra da bana birşey gösterdi. Yapay bir penis... Kalın mı kalın, uzun mu uzun... Tam alamet bir şey. Yapay penisi sokmaya başladı. Santim santim içime girdiğini hissediyordum. Canım bayağı yanıyordu. Kemal de olayı seyrediyordu ve gülümsüyordu.. Semih penisi arkamdan çıkardı ve karşıma Kemal? in yerine geçti. Onun ki de sertleşmişti. Önce yapay penisi yalattı. Daha sonra da kendi sikini ağzıma verdi. Kemal de elleriyle kabalarımı iyice ayırmış sikinin başını götümün ağzına dayamıştı bile. Az önce yapay penisin kalınlığı ile iyice gevşeyen ve kayganlaşan götüme sertçe dayandı. İkinci dayanmada beni de kendine çektiğinde içimde hissettim onu da. Sabah kahvaltım bayağı tatlı oluyordu. Artık sikilmeden duramıyacağımı hissediyordum. O arada Semih ağzıma boşalmıştı bile. O kadar doluydu ki akşamki boşalmalar bile hızını kesmemişti. Siki ağzımın içinde küçülene kadar bekledi. Ben de bu arada ağzımdakini emiyordum. Kemal ise devam ediyordu.
Semih az sonra kalktı ve birkaç dakka sonra elinde bir kase ile geri geldi. Kasede buz küpleri vardı. Kemale verdi. Kemal bir tanesini alarak sırtımda dolaştırmaya başladı. Ürperdim. Götümü kasmaya başladım. Kemal ise inlemeye...Göğüslerimde, kasıklarımda dolaştırmaya başladı. Ben götümü büzdükçe o daha çok zevk alıyor ve daha çok inliyordu. Hızlandı hızlandı ve nihayet o da içime boşaldı. İçime akan salgının ılıklığını sanki o an hissettim.
Acaba kadınlar hissederler mi? Zannetmem. Vajinada sinir yokmuş...Kadınlara göre bir üstünlüğümüz olsun bari... Doğrulup banyoya geçmeye niyetlendim. Ben boşalmamıştım. Ama Semih tasmanın zincirine yapışıp kalkmama engel oldu. Pufun üzerinde kalakaldım. Semih tasmanın zincirini o kadar kısa tutuyordu ki başımı bile çevirip bakamıyordum. Ancak etrafımdaki dolaşmaları da algıyabiliyordum. Kemal dışarı çıktı ve birkaç dakika sonra arabada gördüğüm köpeği ile geri geldi. ?Sıradaki sikicini tanı.? Dedi. Acaba yanlış mı duydum diye bakakaldım.
Ama yanlış duymamıştım. Beni köpeğine siktirecekti. Buna dayanabilirmiydim bilmiyorum ama o an çok itici geldi. Şimdi iki kişiydiler ve asla karşı koyamıyacağımı da biliyordum.
Kemal köpeğin patilerine birkaç çorap geçirip bantlamaya başlamıştı bile. Şaka falan değildi.
Gayet ciddiydiler. Semih tasmayı bırakmamıştı hiç. Kemal daha sonra hayvanın ağzına da bir deri kafes gibi bir şey bağladı. Korkmaya başlamıştım. Öyle küçük bir hayvan değildi.
Semihe tasmayı tutmasının gereği olmadığını karşı koymayacağımı çünkü koyamıyacağımı bilecek kadar aklım olduğunu söyledim. Tasmayı bıraktı ve Kemale yardım etmeye başladı.
Hayvanın dört ayağına da çorapları geçirip koli bantı ile bantladı. Daha sonra götümü iyice kremlediler. Hem çevresini hem de deliği...Eller arkamda dolandıkça heyecanlanıyordum.
Semih hayvanı tasmasından tutarak üzerime çıkardı. Elleri iki yanımda açık ve taşakları tam göt hizamdaydı. Değdiğini hissedebiliyordum. Kemal hayvanın siki ile oynaya oynaya tahrik etti ve kaldırdı. Daha sonra götümün deliğine dayadı. Hayvan içgüdüsü ile ne yapacağını biliyor gibi sikini götüme sokuverdi. Kemal, ?Hiçbir erkeğe değişmeyeceğin bir sikici bu...Unutamayacaksın...? dedi. Ben heyecanla bekliyordum. Hayvan içime girmişti ama daha bir hareket yoktu. Sonra aniden kudurdu sanki. Deliler gibi gidip gelmeye başladı. Aman tanrım...Çok köpek sikişi görmüştüm ancak bir gün bir köpek tarafından sikileceğimi bilseydim daha çok dikkat ederdim. Hayvanın boşalması fazla uzun sürmedi. Hareketi yavaşladı ve durdu. Aynı insan gibi diye düşündüm. Semih veya Kemalin sikmesinden pek de farkı yoktu. Ancak kendimi kurtarayım diye hamle yapınca sikin içimde ne kadar şişmiş olduğunu anlayabildim.
Pek de çıkacak gibi değildi. Hayvan halinden memnundu herhalde. Rahatlamıştı . Sikişen köpekler işleri bitince ters dönerler ve kitlenirler diye hatırladım. Ayırmak için de su dökerler diye biliyordum. Ama Kemalin öyle bir niyeti yoktu. Bana? İçindekinin zevkini çıkar. Bir zaman daha içinda kalacak.? dedi. Hareket ettikçe içimdeki şişliği hissetmemem mümkün değildi. Ancak Semihin veya Kemal boşaldığında hissettiğimi zanettiğim ılıklığı hissetmemiştim. Belki de hayvan boşalmamıştı. Kemale söyleyince, ?Hele sikini çıkarsın yere çömelerek iki elinle götünü ayır da bak, içinden geri akanı görünce aklın durur? dedi.
Hayvan üzerimden inip ters döndü. Aynen bir köpeği siktikten sonra yaptığı gibi... Dört beş dakika daha bekledikten sonra siki götümden çıkabildi. Bir köpeğe siktirmek fikrine pek alıştığım söylenemez. Ancak bu son olmayacaktı. Daha sonrakilerde bayağı zevk aldım.
Denemeden hiç kimse bir şey bilemez. Onbeş günlük tatilimi Kemalin garsoniyerinde geçirdim ve hemen hergün hem Kemal hem de Semih doya doya siktiler. Onlara hiç hayır demedim. Kemalin köpeğine de. Hatta bir gece Kemal iki kişiyi getirdiğinde onlara bile hayır demedim. Üstelik birinin de karısı da beraberdi...
Hayır demedim değil diyemedim çünkü çoğu sevişmelerimiz kayıt edilmişti. Başkaca bir şey söylemem gereksiz.
Diğer yaşadıklarımı daha sonra anlatacağım.
leydimelih@gmail.com
|
19/01/2008 Tarihinde Yazılmıştır.
|
|
|
 |
|