Hikaye

Hikaye
Hhikaye.com
ister oku ister anlat!
Aktif Ziyaretçi:   --    
ÖLÜLER ÜLKESİ I 3 Devlet her gün kendi tesislerinde üretilen ?sağlıklı? gıdalara bir yenisin eklendiği müjdesini veriyor, çeşitli hastalıklardaki azalmalardan bahsediyordu. Ayaklarını zorla sürüdüğü şu anda eski meclis kavşağının dört yanına yerleştirilmiş ?Kamusal Bilgilendirme Sistemleri?nden? halkın üzerine yağan istatistikler, ve onları okuyan metalik ses kafasında insafsız bir boş teneke gibi tangırdıyordu. O sırada kadınların karşıya geçtiğini ve bir dahaki yeşili beklemesi gerektiğini gördü. Kızmağa bile gücü yoktu. O sırada başka bir konuşmaya kulak misafiri oldu. Hiç olmazsa kulağına çarpan şu metalik sesten daha iyiydi. - Geçen gün gelen koordinatörü gördün mü? - Konferansa gelen mi? Evet nefis bir konferanstı. - Oğlum, manyak mısın nesin? Ben karının bacaklarından bahsediyorum sen ne diyorsun? - Abi ne bileyim ya? Acayip şeyler söyledi? - Sen zaten böylesin oğlum! Nerede lüzumsuz bir şey varsa içindesin! - Ama abi! Öyle deme bak kadın, ?Ölüler Ülkesi?nden? bahsetti. Bu söz üzerine sanki her yer bir anda sessizleşti, belki Mustafa öyle olduğunu sandı, arkadaşlar tedirgin bir sessizlikle bir an birbirlerine baktılar. Konuşulmaması gereken bir şey söylenmiş gibiydi. Bir anda etrafındaki havanın yoğunlaştığını hissetti. Şimdi trafik bile yavaşlamış gibiydi. Yanından geçen insanların yüzleri değişiyor, akıcı bir hal alıyordu sanki. Kafasını içinden bir fısıltı: ?Ortam kayması? Tutarlılık için diazem çabuk, çabuk! Paniğe kapılmamalı!? Bu sese bir anlam veremedi. Tansiyonunun düşüp düşmediğini de bilmiyordu. Belirgin bir şikâyeti yoktu. ÖLÜLER ÜLKESİ I 4 ?Ölüler Ülkesi?? Adını birkaç defa duymuş olmasına rağmen çok anlamsız bulmuştu. Neresiydi orası? Bir rivayetten ibaret miydi sadece? Orada kimler vardı? Sıradan bir mezarlıktan ne farkı vardı? Bu sefer yeşil ışığı yakalayarak karşıya geçtiğinde, ayaklarının nasıl bu kadar ağırlaşabildiğine iyice şaşırmağa başlamıştı. Yine ayaklarını zorlukla sürükleyerek eski meclis parkına doğru yürüdü ve ilk bulduğu banka kendini attı. Çantasını yanına koydu. Öne doğru eğildi başın ellerinin arsına aldı, sanki iki eliyle tutmasa, omuzlarının üstünde duramayacakmış gibi? O sırada arkasındaki banka iki genç oturdu. Onların oturmasıyla canı iyice sıkıldı. ?Offff! Kafam zaten kazan gibi? Niçin her şey üstüme geliyor? Kafam bul?? o sırada beyninde bir düğümün çözülmeğe başladığını hissetti. Sabahtan beri üstüne üstüne gelen, onu ezen her şey sanki uzaklaşmağa başlamıştı. Sanki? Gözlerini kaplayan o reçel tabakasından kurtuluyordu. O ana kadar seslerinde görüntülere benzer şekilde eriyerek kulağına dolduğunu fark etti?. Ve arkadaki gençlerin fısıltılarını apaaçık işitmeğe başladı. - Oğlum başka yerde konuşsak lan?! - S.ktir et lan? Herif keş oğlum, görmüyon mu? Duman olmuş herif? Hiç bi b.k anlamaz merak etme?. - Peki abi nasıl gidicez? - Şehrin dışına doğru bir yerde, hoparlörlerin falan olmadığı bir arsa var? Mustafa?nın merakı artmağa başlamıştı, bir müddet daha pozun bozmadan dinledi. - Oğlum ben korkarım lan öyle yerlerden? Kimbilir ne biçim adamlar vardır orada? - Kes be! Sanki burada ne biçim admalar var baksana! Diyerek arkadaşına Mustafa?yı gösterdi. O anda da Mustafa?nın uyanık bakışları ile karşılaştı.


Yazar:
19/01/2008 Tarihinde Yazılmıştır.
cizgi
Kategoriler
Dramatik
Romantik
Komik
Klasik
Bilim Kurgu
Gerilim Korku
Erotik (18+)
Gerçek
 
Hikaye Gönder

Rastgele
Ah o taş gibi kalçalar
(Erotik Hikayeler)

Güreşin böylesi
(Erotik Hikayeler)

Sanalda Başladı
(Erotik Hikayeler)

bağırta bağırta
(Erotik Hikayeler)

seksin zevki
(Erotik Hikayeler)

aşk
(Erotik Hikayeler)

benim sevdiğim bi kız adı mehtap
(Romantik Hikayeler)

Günün birinde
(Romantik Hikayeler)

komşumu siktim
(Erotik Hikayeler)

sahipsiz bir kalp 1
(Erotik Hikayeler)